Etiket arşivi: Kenan Evren

Kenan Evren

Kenan Evren öldü.
Kendisi bizim kuşağın mimarıdır. Çocukluğu 80’lerde geçmiş insanlar, oldukça basit, oldukça avam, oldukça naif bir askeri düzenin şekillendirdiği bir ülkede, dünyadan oldukça kopuk bir yerde hayata gözlerini açtılar.
İstanbul’un, Bursa’nın hemen dibinde olup, tam bir kır hayatı yaşamak gibiydi Türkiye’de yaşamak. Büyük bir dünya vardı ve sanki onun parçası olmak için çocukluğumuzun geçmesi bekleniyordu.
Güzeldi.. İnsan boşa geçmiş yıllarına, çok daha iyisi olabilecek şeyleri yaşamamış olmaya güzeldi diyebiliyor.

Ben Kenan Evren’in Cumhurbaşkanı olduğu dönemi hatırlıyorum. Özal Başbakandı. Bazen o günleri bugünlerle kıyaslamaya çalışıyorum. Olmuyor. Çocukken insanın gözlemleri farklı anahtar veriler içeriyor. Size çocukluk dönemlerindeki tanıklıklarından söz eden yazarlara kuşkuyla yaklaşın. İnsanın çocukluk anıları çoğu zaman yetişkin olduğundaki ideolojisini desteklemez. O insanlar geçmişlerini uydururlar.. Neyse, bunca ironi yeter, konumuz bu değil zaten..

Kenan Evren bir dönemin mimarıydı. Anladığım kadarıyla basit, kendinden emin, öyle ya da böyle bir şeyi tam anlamıyla yapmış bir adamdı. Şeytan değildi, iki yüzlü değildi. Son birkaç senedir o eski düzene dair pek çok şeyi sorguladık. Diyarbakır cezaevini öğrendik. Sağ-sol çatışması parodisini keşfettik. Ermenilere, Kürtlere, Dersimlilere yapılanları okuduk. Devletin pek çok kirli çamaşırını görme ve yorumlama şansına kavuştuk. Darbeler en başta bana en iğrenç suçlarmış gibi geliyordu. Ama zamanla bunun başka şeylerin sonucu olduğunu anladım. Hayat amma da karışık bir şeymiş.

12 Eylül referandumunda EVET desin diye çevreme var gücümle telkinde bulunmuştum. Aldığım tepkileri hatırlıyorum. Hayatımda ilk kez oy kullanacağım için heyecanlıydım. Önemli olanın ilkeler olmadığını anlamak için güzel bir fırsat olmuştu benim için o referandumda taraf tutmuş olmam.. O yüzden şimdi Kenan Evren’in arkasından onu yeren, onun yaptıklarını kötüleyen tipleri görünce canım sıkılıyor. Bu memleketin insanının ilkesizliği, samimiyetsizliği ve iki yüzlülüğü midemi bulandırıyor. Kollektif hafızayı oluşturan araçların çoğunun Türk tipi sol eğilimli insanların elinde olması talihsizliğini bir kez daha tecrübe ediyoruz. Ben de çok şey okudum, ben de çok eleştirdim. Anne-babalarımızın o darbeye direnmedikleri için bizim bu çağda hala böyle şeylerle uğraştığımızı düşünüp öfkelendim. Boşa kızmışım… Bu sabah işe gelirken dala asılmış kuru ekmek poşetinin üstüne konmuş ve onu delip içindekileri yiyen karga ne kadar suçluysa Kenan Evren ya da halk da o kadar suçlu.

Paşa darbe yaptığında eteğini öpmek için sıraya girecek olanlar, kendilerinden olmayanların üzerine gidileceğini bilse zil takıp darbe kutlayacak olanlar, paşa elden ayaktan düşüp devir değişince demokrasi havarisi kesildi. Bu ilkesizlik karşısında en azından 12 Eylül yargılansın, bunu kimin yaptığı neyi değiştirir dediğimde bana verilen tepkiler kadar tepki gösterme hakkım var herhalde..

Hayat ve insanlar hakkında daha çok şey öğrendikçe “klasik” kötülerin o kadar da suçlu olmadıklarını anlıyor insan. Sanki 1978’de ülke Norveç’ti de çılgın generaller darbe yapınca Türkiye’ye dönüştük anasını satiyim. Kendisine aydın diyen, üniversite hocası diyen, öğrenci diyen, gazeteci diyen hayvan oğlu hayvanlar solculuk-sağcılık etmeye devam etseler Amerika olacaktık sanki. Sanki özgürlüğü isteyen o aydın tayfa o özgürlüğü bizlere daha gelişmiş, teknolojik, özgür bir ülke bırakmak için istiyorlardı… Tamam aptalız da o kadar da değil be gülüm…

Kenan Evren o dönem bu işlere bulaşmış hiç kimseden daha suçlu değildir. En azından doğru bildiğini mertçe yapmıştır.. Allah ona rahmet eylesin.

Ülkeyi hangi teröristler yönetsinler istersiniz?

Haiz olduğu ahlakî faziletler ve meziyetler yanında vatana hizmet ve yurtta ilmin yayılmasında büyük hizmetler ifasıyla temayüz etmiş olan Cumhurbaşkanı Sayın Kenan Evren’e ilmî kıymet ve meziyetlerinin tebcili için ‘fahrî profesörlük’ payesinin tevcihine karar verilmiştir.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kurulu’nun 2 Aralık 1982 tarihinde oy birliğiyle aldığı Kenan Evren’e Fahrî Hukuk Profesörlüğü ve Hukuk Doktorluğu ünvanı vermesi kararının gerekçesi…

Darbeci diktatör generalin yaptırdığı anayasayı 30 yıldır neden değiştiremediğimiz konusunda bir fikriniz olsun diye bunu alıntıladım.

Bu memleket 30 yıldır diktatör generallerin yaptırdığı faşist kanunlarla yönetilirken bayram geçitlerinde bayrak sallayan salakların şimdi sivil dikta korkusundan ayılıp bayılmaya başlamalarını, AKP’nin anayasasına ölümüne karşı olmalarını  ya da Türkiye’yi dinci teröristler yönetiyor diyen bir Teksaslı kovboyun demecine hak vermelerini bir “zeka” sorunu olarak görüyorum.

Premodern milliyetçilik martavallarıyla kafa ütüleyen genç kardeşlerime tavsiyem, “dinci teröristlerin” ülkeyi yönettiğini iddia eden Amerikan kasaba politikacılarının üniformalı teröristlerin zamanında bu ülkeyi önce yangın yerine çevirip, sonra da onların açık desteğiyle darbe yapıp kendilerinin “our boys have done” müjdesine mazhar olmuş ebedi yöneticiler olduklarını gidip bir yerlerden öğrenmeleridir.

Bizim diktatörcüklerimizi dışarıdan kumanda eden adamları tartışmak bir yana, onlara hukuk doktorluğu payesi biçen vatan hainlerinin hesabını da toplumsal gelişme progresimize bakarak 250 sene sonra falan konuşmaya başlarız diye düşünüyorum.