Etiket arşivi: 14 Şubat

Sevgililer Günü

Eskiden en ihtişamlı yapılar, kralların saraylarını hariç tutarsak, ibadethanelerdi.
Şimdiyse bunların yerini alışveriş merkezlerinin, lüks iş merkezlerinin aldığını söylesem çok abartmış olmam sanırım.
Eskiden inançlısı inançsızı, sorgulamaksızın, düşünmeksizin belli günlerde ibadethanelerin yolunu tutarmış. Toplumsal hareketliliğin olduğu özel zamanlar, dini olaylarla ilişkiliymiş.
Günümüzde, toplumsal bir heyecan oluştuğunu anlamanın en iyi yolu alışveriş hızına bakmak. İnsanların toplu halde yapmaya en firesiz riayet ettikleri şeyler bu toplu alışveriş ritüelleri.
Eskiden mutat zamanlarda coşkuyla kutlanan dini ritüellerin yerini şimdi de belli dönemlerde yaşanan bir alışveriş çılgınlığı almış. İnsanlar yine, ne olduğunu, niçin böyle olduğunu pek anlamasalar da sürüye katılıyor ve özel günler için alışveriş yapıyorlar.

İhtişamlı yapılar, kutsal mekanlar hep çok önemli olagelseler de aslında tanrı her yerdedir ve her yer onu düşünmek için uygundur.
Tamamen aynı mantıkla, alışveriş merkezlerinde, butiklerde, lüks caddelerde gezmek her ne kadar önemli olsa da, insanlar bunun için uçağa binip 1000km yol kat etseler de, alışveriş her yerdedir, internetten alışveriş, cep telefonu, kredi kartı, paypal tıpkı dua eden bir inanmışın nidası gibi tanrıya her yerden ulaşmamızı sağlarlar…

Bundan on sene kadar önce internetten aldığım bir elektronik eşyanın, sipariş sevgililer günü haftasına denk geldiği için günlerce gecikmeyle elime ulaştığını hatırlıyorum. Siparişi verirken buna hiç dikkat etmemiştim. Sonrasında, sevgililer günü ya da yılbaşı zamanı internetten bir şey almamayı öğrendim. Eh, hac zamanı Mekke’ye gidip, Kabe’nin civarında rahat gezememek gibi bir şeydi benimki. Sonra umre denen şeyi keşfetmiş oldum işte.

Bugün 14 Şubat. Sevdiğiniz için bir şeyler almalısınız. Sakın neden diye sormayın. Şu anda daha büyük bir sorununuz var ve zaman daralıyor. Onun için doğru şeyin ne olduğu konusunda bir karmaşa var. Bir altın takı da olabilir, uçak bileti de, küçük mutfak aleti de. Onu bir yerlere götürmelisiniz. Etraftaki milyonlarca çiftin aynısı gibi davranıp ona dünyadaki en özel insan olduğunu söyleyeceksiniz. Mantıksızlık falan yok bunda. Aşkta mantık yok ki zaten. İçinde mantık olması gerekmeyen şeyler ayrı bir güzel, değil mi? Yüz milyonlarca insanla aynı zamanda aynı şeyi, üstelik üzerinde düşünme zahmetine bile girmeden yapmanız yaşadığınız şeyin “özel” olduğunu sanmanıza mani değil. Çiçekçiler vakitsiz hasatlar yaptılar, onlardan kazık yemelisiniz. Boktan yiyecekler satan pis restoranlar ve kafeler sizi bekliyorlar ama rezervasyonunuz olmalı, acele edin. 149 liraya lüks bir otelin lobisinde yüzlerce başka çiftle birlikte romantik bir tango gecesine katılabilirsiniz. Bir tavuk çiftliği gibi mi dedi biri, hassiktirsin, onlar marjinal gözükmeye çalışan ezik tipler ne de olsa. Aslolan siz ve siz gibiler, kendinizle gurur duyun! İnançsızlar her dönem dışlanmışlardır.

Tıpkı dinde olduğu gibi, en büyük kavga, paranızı harcamak için bunlardan hangisini seçmeniz gerektiği üzerine. Seçimin kendisini sorgulamak günahların en büyüğü ve tüm dinlerin komik bir biçimde üzerinde anlaştığı belki tek şey, en kötü muamele göreceklerin yanlış şeyler seçenler değil seçimin kendisini sorgulayanlar olacaklarıdır.

Yazımızı bu yeni dinin yeni “trendini” not ederek bitirelim: Sevgiliniz yok mu? Olsun, üzülmeyin, siz yine de para harcayın. Sevgilisi olmayanlar için alınacaklar listesi yapan, yalnızlara nispet yapar gibi sevgilisiyle olur olmaz yerde saçma sapan beraberlik ritüelleri yaşayan tiplerle dalga geçme konulu reklamlar yapan müminler var artık. Sevgiliniz yoksa da bu günün bir parçası olabilirsiniz. Tanrı yakarışlarınızı duymuyorsa, hayat size kötülük ve anlamsızlık getiriyorsa yine de onu sevin der gibi.. Siz sevgiliniz olmasa bile sevgililer gününde alışveriş yapın.

14 Şubat Sevgililer Günü

Perakende ve bireysel bankacılık sektörlerinin gerçekten de sevgilisi olması hesaplanmış, nedir ulan bu diye sorma özelliğini “yitirmiş” kitlelere dayatılan bir başka saçmalık.

Batı ya da batı kültürü kaynaklı pek çok hoşluk hakkında başka galaksilerdeki yaşam olasılığı kadar bir spekülasyona bile sahip olmayan insanların Aziz Valentin’in yortusunu bu kadar kolay içselleştirebilmelerine hayret etmeme vesile olan “hadi salaklar, bir şeyler satın alın, birbirinizi tüketin” günü.

Kendisi aslında entelektüel kaygılar taşırmış, dikkate değer şeylere kafa yorarmış ama toplumun genel olarak benimsediği şeylere karşı olmamak için böyle ritüelleri hoş görürmüş gibi yapıp özünde hiçbir özelliği olmayan kişiliksizliğine dönme fırsatını kullanıp böyle şeyleri savunurken tuvalette oturmanın iç rahatlığını yaşayan gazeteci-yazar tayfasından biraz daha nefret etmemi sağlayan bir gün aynı zamanda…

“Size özel” bir sevgililer günü vardır ve o güne uyandığınızda bunu hemen fark edersiniz. Bu gün size özeldir ve onu saçma sapan şeylere para harcamaya hazır milyonlarca geri zekalıyla beraber kutlamanız gerekmez.