Badeci Şeyh

Bir arkadaşım “Badeci Şeyh’in Sır Odası” isminde bir kitap görmüş. Yazarı Timur Soykan. Kitabın kahramanı olan şeyh aileleri komple beceriyormuş. Bir süre sonra “livata” şikayetçileri yüzünden şeyhimiz müritleriyle mahkemelik olmuş.

Bu arada bade içki demek. Kadın erkek ayırmadan düdükleyen adama neden badeci dediklerini bilmiyorum. Sonuçta şeyhlerin müritlerini badelemesi ender rastlanan bir olay değil.

Bu arada, düdüklemek deyişi başta bana da biraz “şey” geldi, daha ciddi dursun diye onun yerine “ilişkiye giren” yazdım ama bakınca o hiç olmadı.. Önce dili doğru kullanmasını öğrenelim. Bu ilişkiye girme deyişini doğru kullanamıyoruz. Eşekle “ilişkiye giren” adam yazıyorlar mesela. Eşekle ne ilişkisine giriyorsun birader? Birbirinize mesaj mı gönderiyorsunuz akşamları? Konsere mi gideceksiniz? Bu şeyhle müritleri arasında da sapık-eşek “ilişkisi” (ilişki burada doğru yerinde kullanılıyor) var. Bunların yaptığı şeye ilişkiye girmek denmez. Şeyhin müridi becermesi/sikmesi/düdüklemesi falan denir. Ciddi yazacağım derken mantıksız yazmaktan size sığınırım.

Bu Badeci Şeyh kitabını görmüştüm ama hiç merak etmedim. Ben bu konularla ilgili en son, Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’ın Metastaz kitabını okumuştum. Açıkçası bu seneliğine o kitap bana yetti. Böyle şeyleri okurken öfkeleniyorum. Ve ne yalan söyleyeyim, önümde okunacak onca şey varken kalkıp tarikat, şeyh, tekke hikayeleri okuyup canımı sıkmayı da hiç gerekli görmüyorum.

Arkadaş kitaptan bahsedince başka bir arkadaş şeyhe hayranlığını gizlemedi: “Bu düzeyde bir ikna yeteneği için 50 bin dolar verirdim” dedi. “Ben bir karıyı zor ikna ediyorum, adam tüm aileyi sıradan geçiriyor ve muhtemelen üste de para alıyor”.

Doğru.. Adam, LGBT’lerin yürüyüş yapmalarına izin verilmeyen bir memlekette (ki bunu hoş bir şey olarak görmüyorum ben de) aileleri komple becermeyi başarıyor. Ve üste büyük de bir hürmet görüyor. Tabi buna süper güç demek normal. Özellikle de sekse düşkünseniz..

Bunu söyleyen arkadaşım (ki kendisi zeka ve kültür anlamında ortalamanın epey üstünde biri) badeci şeyhle tanışsa, bırakın ondaki süper bir gücü keşfetmek, on dakika içinde ona, bir otopark değnekçisine, simitçiye ya da kapıcıya davrandığı gibi davranacağından kuşkum yok.

Peki bizim arkadaşın on dakika dinlemeye tahammül edemeyeceği adamda 50 bin dolar eder dediği süper güç nereden geliyor?

Bu güç dinden geliyor. İnançtan geliyor. Genel olarak “insanı düşünmekten korkutan” varsayımlara olan peşin kabulden geliyor. Varsayım ve peşin kabul laflarını arka arkaya, anlatım bozukluğu yapma riskini alarak kullanıyorum. Çünkü bunları çocuklukta öğreniyoruz. Badeci şeyh sokakta 3 liraya kitapçık satsa yanından suratına bakmadan geçersiniz. Ama çocuklukta kafanıza kazınan “dini” kabuller önünüze gelince hadi lan diyemiyorsunuz. Buna cesaret edemiyorsunuz. Ve ne yazık ki sonra olaylar gelişiyor.

Bence mutlu bireyler yetiştirmek için çocuklara “hayır” demekten çekinmemeyi öğretmek lazım. Onları sorgulamaya, yeri geldiğinde hiç düşünmeden hayır demeye alıştırmak lazım. Çocuklara din anlattığınızda onlara asla hayır diyemeyecekleri yüzlerce sistem açığı yüklemiş oluyorsunuz. İşte peşin kabuller bunlar.

Bu peşin kabulleri, seküler hayat yaşayan, bu şekilde kandırılması zor olan, dünyayı görmüş, mesleğinde yükselmiş olanlarımız bile çocuklarımıza “din eğitimi” adı altında yüklemeye çalışıyoruz hâlâ. Çünkü hâlâ pek çoğumuzun kafasında dinden bağımsız bir ahlak ve değerler eğitimi yok ne yazık ki. Ailelerimiz bizden daha dindar. Onlardan gördüklerimizin çoğunun düpedüz saçmalık olduğunu anlayabiliyoruz. Ama onların yerine ne koyacağımız konusunda kafamız karışık.

Kimin neye inandığı aslında beni hiç ilgilendirmiyor. Zaman içinde hepimiz bu konuda dersimizi yeterince aldık. İnançlar düşünceler gibi değil. Onlar hakkında tartışamıyorsunuz. Tartışmaya kalkarsanız da inananlar anında rencide oluyorlar. Adamlar inançları yüzünden bokun içinde yüzüyorlar, göremedikleri şey çok basit bir şey. Ama sen bundan söz ettiğin anda bok deryası yüzücüleri sana inanca saygı dersi vermeye başlıyorlar. Zaten bu yüzden dinin gündelik yaşamda, siyasette, ekonomide daha görünür olmasını istiyorlar birileri. Bu eleştirilmezlik zırhının altına ne çok şey atarlarsa sürüyü gütmek o kadar kolay olur çünkü.

Badeci şeyhe geri dönelim biz.. Böyle badeci şeyhlere aile boyu oyuncak olanları falan görünce hafiften hoşuma da gidiyor. Eee, inanca saygı göstermeliyiz. Adamların inancı da böyle. Gerçek İslam o değilmiş bu değilmiş, insanlar sevdikten ve mutlu olduktan sonra yorum yapmak bize düşmez.

Benim kaygım çocuklar için. Onlar pek çok açıdan yetişkinlerden daha sorgulayıcı ve açık fikirlidir. Ama onlara küçük yaşta din anlatırsanız, onların muhteşem zihinlerinde badeci şeyhinden siyasal İslamcısına kadar türlü tip dolandırıcının canı istediğinde girebileceği açık kapılar yaratmış olursunuz.

İşte yapmamanız gereken budur. Çünkü, bu sinir bozucu tiplerde hiçbir numara yok. Onlar güçlerini bizim küçük yaşta yüklendiğimiz saçmalıklardan alıyorlar.

Düşüncelerinizi yazın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.