Birlik beraberlik temalı reklamlar

Bizim şu saçma sapan TV reklamlarını izleyen aptal olmayan birinin, bu reklamlara maruz kaldıkça gitgide daha tutumlu birine dönüşeceğini düşünüyorum. Kanıt olarak kendimi gösterebilirim.

Reklamların geneli hakkında izlerken yaptığım yorumların bir çoğunu burada art arda sıralamayacağım. Bu yazının konusu şu biriz beraberiz biz kocaman bir aileyiz türü, toplumsal mesaj temalı reklamlar. Cep telefoncular ve bankalar bu işi eskiden beri pek seviyorlar. Marketçiler falan da yapıyor özellikle milli maç muhabbeti olduğunda.. Milli iradenin engellediği darbe girişiminden sonra bir paralı televizyon şirketi bile bu maymunluğa tevessül etti. Kendileriyle hayatının bir döneminde uğraşmak zorunda kalmış milyonlarca insanın kulaklarını nasıl çınlattıklarını düşünüyorlar mıdır, emin değilim.

Şimdi izlediğim bir reklamda bir cep telefoncu, Rio olimpiyatlarına sponsor olduklarını anlatmaya çalışırken, akıllı bir Lessie’den daha dolambaçlı bir yol seçmiş ve bize çeşitli mesleklerden “ortalama insanlar” ile milli sporcularımızın benzer hareketler yaptığı kendi ölçütlerine göre bile oldukça aptalca bir reklam hazırlamış.

Parası olan inşaatçının Hürriyet’te tam sayfa kiralayıp “köşe yazısı” yazmasını yadırgamak ne kadar yersizse, (adam bir de Ertuğrul Özkökvari bir resim içeren bir künye koymuş yazının ortasına, vay canına) parası olan bir şirketin bir TV kanalına aptalca ya da gereksizce, bir reklam vermesine burun kıvırmak da o kadar abes.

Hem akıllıca bir reklam yapsalar kaç kişi anlayacak… Yerli diziye bakacağım diye her akşam kaç saat hede hödö seyreden insanlar hallerinden, benim hiçbir şeyden olmadığım kadar memnun sanırım..

Eyvallah..

Ama yine de şu biriz beraberiz, biz kocaman bir aileyiz teması çok uyduruk bir tema arkadaş. Bu tema karşıma reklam diye çıkıyorsa buna başvuracak kadar “düşmüş” reklam vericilerin kendisine ait anlatacak pek az şeyleri var diye de düşünürüm.

Bir kere… Bir ve birlik olmamızın başarıyla bir ilgisi yok. Aksini düşünen parlak zekalı okuyucuya ABD’nin hiç de birlik-tümleşiklik timsali bir ülke olmamasına rağmen son 50-60 yılda kaç olimpiyat madalyası aldığını bir araştırmasını öneririm.

Bir ve birlik olmak kavgada işe yarar belki, böyle durumlarda kalabalık genelde iyidir. Ama olimpiyatta bunun işe yaramasını beklemek biraz saçma sanırım. Dünyada, 1900 senesinden beri, katıldığı her olimpiyattan kesintisiz bir biçimde madalya ile dönmüş ülkelerden biri olan Finlandiya’nın nüfusu bizimkinden fazla mıdır yoksa az mıdır, bunu da 3 çocuk yapma tavsiyesini (milli iradenin darbe girişimini engellemesinden sonra bu sayı 5’e çıkmış diyorlar) savunan arkadaşlarınıza sorabilirsiniz.

Bir örnek daha vereyim hatta: Türkiye’nin son 50 yılda katıldığı 13 olimpiyatta aldığı toplam madalya sayısından daha fazla madalyayı, Amerikalı bir yüzücü tek başına kazandı. Phelps vs Türksel ile birlik beraberlik içine gelmiş bir 78 milyon kıyasında bu durumda Phelps kazanıyor. Gerçi yüce Türk milletinin girdiği herhangi bir versus’ta karşı taraf kazanıyor demekle yerli ve milli davranmış olmadım şimdi ama siz yine de bir düşünün.

Amentümüze geliyoruz yine: İşinizi adam gibi yapın arkadaş! Bir olmuş, birlik olmuş, ay biz şöyle sıcak kanlıyız, ay biz şöyle yardımseveriz gibi para verip karşılığını beklemekle alakası olmayan temaları kullanmak zorunda kalmayın. Bu osuruktan tayyareler politikacıların hava sahasında uçmaya müsaittir. Siz işinize bakın. Siktir edin bu memleketin birlik-beraberliğini. Öyle şeyler yapın ki iç savaşta birbirimizi gırtlaklasak da kullanmaya devam edelim. Bir gün bu memleketten gitmek zorunda bile kalsak gittiğimiz yerlerde sizi arayalım.

Ya da, internetten yapılan bir EFT işleminden 6 lira işlem masrafı alıp, faiz oranını düşük göstererek adam kandırıp “dosya” masrafı diye aklımın almadığı bir haraç üzerinden adam kerizleyip, ondan sonra ay ölüyorum birlik beraberliğimiz için diyerek konsomatris ağzı yapmayın. Bu argümanları çok seviyorsanız, konsomatrislik yapın diyemem tabi, gidin politikacılığa başlayın. O işlerin perakende bankacılıktan bile daha kazançlı olduğunu söylüyorlar. O kadar yani…

Ölçünüz hiçbir zaman tüketicinizin birlik beraberliği olmasın zaten. Bence bu işinize de gelmez. O dediğiniz beraberlik ve organizasyon mümkün bir şey olsa, halkın bir araya gelmesi mümkün olsa ve bu birlik yasalar önünde korunan ve kabul gören bir şey olsa, siz bu kadar kolay büyük şirketçilik oynayamazdınız. Hiç hoş olmazdı bazı şeyler sizin adınıza. Yani birlik beraberlik diye sallarken, bunun asında gaza getirme dışında anlamları olabileceğini de… Neyse ya… Yazarken sıkıldım…

Düşüncelerinizi yazın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.