Sen nesin ki!

Türkiye’de herkes her şeyi bilir, kendi işi dışında.. Genel hakkında bir kanaate sahip olma cüretini göstermeme yetecek bir çok örnekle karşılaştım: Bilmesi beklenen şeylerle ilgili cehaleti ya da mesleki beceriksizliği konusunda zerre kadar endişeye ya da mahcubiyete düşmeyen insanlar akıllarının erdiği ve ermediği her konuda başkasına ahkam kesebiliyorlar.

Mesleki bir derginin abonesiyim. Adamlar muntazaman her ay Belçika’dan dergimi yolluyorlar. Ama bizim salaklar nadiren onu zamanında getirebiliyorlar. Geçen gün Mayıs sayısı geldi. Bu ne iş, Mart’tan Mayıs’a atladılar derken birkaç gün sonra da Nisan sayısı geldi (Mayıs’ın sonundayız).

Bir lokantacı dostum var. Yemek yapmak dışında her şeyden anlıyor. Ne zaman konuşsan da işlerin kötülüğünden şikayet ediyor. Geçenlerde canım kuru fasulye çekti. Sana fasulye vermeyeyim, o dünkü yemek dedi, hiç bir sıkılma belirtisi göstermeden… Hatta ben dostumu korurum gibilerinden bir laf da etti…

Günümüzde insanlar her şey için çok daha aceleci. Hiç kimsenin gerçek, hak edilmiş bir başarıyı bekleyecek kadar sabrı yok. Aslında pek çoğunun böyle bir başarı için akıtacak teri yok. O yüzden ucuz kahramanlıklar, jestler, etiketler ve göstermelik şatafatlar peşinde koşan kara bir kalabalık var.

Abuk subuk mesleklerin ve unvanların türediğini görüyorum. Kıdemli muhabirlerin istihbarat şefi, ustaların takım lideri olduğu bir dönemdeyiz. Her şey çok iyi, selfie’ler çekiliyor, ahkamlar kesiliyor, kıyafetler şık, unvanlar kalabalık. Bir tek eksiğimiz işi bilen adam.

Şamandıranın nasıl çalıştığını bilmeyen tesisatçılarımız, adres bilmeyen kargocularımız, bir senede astım ile akciğer kanserini ayırt edemeyen uzman doktorlarımız, temel kavramları “atlayarak” mesleğe atılmış mühendislerimiz, 6 kelimelik düzgün bir cümle kurmayı beceremeyen hukukçularımız var.

80 kuşağına apolitik derlerdi. Şimdi yerine Gezi ruhu geldi. Memleketin çok sesli olması, derin politik kutuplaşmalar yaşanması işte bu açıdan işe yarıyor: Vasat insanlar kendi beceriksizliklerini politik görüşleri hatta eylemleri ile perdeleyebiliyorlar. Kavgada ait olduğun tarafa yaslanarak kendi kişisel kavganda yediğin şamarları unutabiliyorsun.

Saç tıraşını, kuru fasulyeyi, hastalık teşhisini, bir makine tasarımını, düzgün bir cümleyi, işe yarar bir temizliği, düzgün bir tesisatı, yeterli bir araba bakımını yapmaktan aciz adamlar mükemmel politik idare için neredeyse birbirlerini gırtlaklayacaklar.

Hiç kimsenin işini kaliteli yapmadığı bir ortamda politikacılardan kaliteli olmalarını beklemek.. İşte bu, bizim için bile fazlaca saçma!

 

Düşüncelerinizi yazın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.