Güvercinler

Milli Eğitim Bakanı’nın, atama bekleyen öğretmenleri cami önünde yem bekleyen güvercinlere benzettiği iddia ediliyor.

Öğretmenlik süper bir meslek. Fazla zorlanmadan ve kendini hiç geliştirmeden bu mesleği yapmaya hak kazanabiliyorsun. Kimseyle rekabet falan etmene gerek yok. Çevremden biliyorum, üniversitede okurlarken vur patlasın çal oynasın bir öğrencilik hayatı yaşıyorlar. Genelleme yapmak tehlikelidir ama kaçının “okulu bitirince şu bana gerekecek, öğreneyim” diyerek bir şeyler için çabaladığından gerçekten şüpheliyim. Ve bir şekilde okulunu bitirip mezun olduğunda devlet sana iş vermek zorunda! Bu, memleket meselesi oluyor hatta..

13-14 yaşında askeri liseye girip sonra uygun olmadığı için ayrılan çocuğun ailesi tazminat ödüyor. Bir mühendislik öğrencisi bin bir şeyle uğraşıp, mezun olup ondan sonra da onca kafa karıştırıcı iş dünyası dalaveresinin içine atılıp ekmeğini arıyor. Bir tıp fakültesi mezunu kellesini koltuğuna alıyor, dağ başlarında insanlarla uğraşmaya gidiyor. Hukuk okumuş bir genç ilk başlarda orada burada itilip kakılıyor, abuk subuk şeylerle uğraşıyor. Örnekler daha çok uzayabilir.

Öğretmenler, biz de KPSS’ye giriyoruz diyebilirler. Ayrı bir yazının konusu zaten o sınav. Nasıl ki yüksek öğrenimin bedava olmasını saçma buluyorsam, belli bir yaşa gelmiş ve bir meslek sahibi olmak için yüksek öğrenim görmüş bir insanın da o mesleğin her yönünü baştan kabul etmiş olduğunu kabul etmek gerektiğini savunuyorum. Özel sektörde çalışmak kendisine zor gelen, ücretli öğretmenliği kendisine yakıştıramayan birinin, en başta öğretmenlik mesleğini tercih etmemiş olmasını ya da KPSS’de başarılı olanların arasına girebilmiş olmasını beklerim.

Bir de şu var; devletin kendilerini öğretmen yapmasını isteyen insanların  bir bölümü aslında öğretmenlik okumuş    da değiller. Adına tezsiz yüksek lisans denen ve bence yüksek öğrenimin bir lise seviyesine indirilimiş olduğunun tek başına delili olan bir sistemden geçerek öğretmen olmaya hak kazanıyorlar.

Ülkemizde “öğretmenlik” bir eğitim meselesi olarak tartışılmıyor, bir istihdam meselesi olarak tartışılıyor. Şu anda öğretmen olmak için devletin kapısında yığılmış insanlar niteliksiz ve plansız bir eğitimin sonucu ve onlara sistem içinde rol vermek bu niteliksizliği gelecek kuşaklara aktarmak, bu döngüyü bir tur daha döndürmek demek olacak ne yazık ki.

Bir sofrada, karşımda maaşından yakınmakta olan öğretmen akrabama “o zaman öğrencileri daha iyi yetiştirin, onlar da daha çok kazanıp daha çok vergi versinler siz de daha çok kazanın” dedim. Bir devlet memuru, yaptığı işin kalitesiyle kazancı arasında bir ilişki kuruyor mudur, bilemiyorum.

Aslında özel sektörde işler iyi kötü hep böyle ilerler. Hele kendi işinizi yapıyorsanız bu ilişki bire-birdir. Ancak daha iyi çalışırsanız daha çok kazanırsınız, çünkü bağlı olduğunuz organizasyon daha çok kazanmadan sizin daha çok kazanmanız mantıklı ve sürdürülebilir değildir. Bu da doğaya, politikacıların bol keseden dağıttıkları ya da sonra kriz olunca bir anda uçup gidiveren ücret artışlarından daha uygundur diye düşünüyorum.

Ancak, patron devlet olunca bu ilişkinin geçerli olmadığı yanılgısı yaygın. Yunanistan’a bakın. Çalışanlar, ülke resmen battığı halde ikramiyeleri kesildiği için sokaklara inebiliyorlar. Bu yüzden, devletin işveren olması, kaçınılmaz durumlar dışında bana hep sinir bozucu geliyor. Çünkü kendisine ait olmayan bir şeyi istemenin en yasal yolu bunu devletten istemektir.

Doğalgaza zam geldiğinde ya da benzindeki vergi oranı artırıldığında haklı olarak kızan vatandaşların, devletin en büyük işveren olduğu bir ülkede kapısında bekleyen onca işsize iş vermesinin maliyetini daha fazla vergi ile yine kendilerinin finanse edecek olduklarını biliyor olmaları beklenir. Öğretmen olmayı bekleyen gençler, KPSS’ye giren milyonlar, benzindeki verginin düşmemesinin somut garantileridir. Hal böyleyken, tipik bir algoritma geliştiricisi mantığıyla, son katıldığı parti kongresi öncesinde bile zam yapmaktan çekinmeyecek kadar az popülist bir iktidarın aslında bizim için bir şans olduğunu söyleyebilirim.

Hiçbir şey vardan yok yoktan var olmuyor bu hayatta ve güvercinleri beslemenin de bir maliyeti var hepimize..

 

Düşüncelerinizi yazın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.