Ah Sony Ericsson!

Mart 2009’da bir Sony Ericsson W910i almıştım. Telefon oldukça kullanışlıydı. Onunla tüm yaz boyu her yerden internete bağlandım. Derken tam şu hızını çok merak etmekte olduğum 3G şebekesi hizmete girecekken telefonum durup dururken bozuluverdi. Firmware’i yeniden yükledim. Sadece 1 kez açıldı ve sonra tekrar bozuldu.

Sony Ericsson’un firmware yükleme aracı eğer en güncel yazılımı yüklemişseniz üstüne yeniden yükleme yapmanıza izin vermiyor. Oysa adamların bu yükleme aracını internette sundukları sayfada da belirttikleri üzere “yazılım yeniden yüklemesi sorununuzu çözebilir”. Ama aynı versiyon yazılımı yeniden yükleyememek size sadece tek bir şans sunuyor. Benim makine de o şansı kullanamadığı için artık tek çarem ne açılan ne de şarj olan telefonumu garanti kapsamında servise yollamak olmuştu.

Telefonu Teknosa’dan almıştım. Oraya götürdüm. Alalı 4 ay olmuştu. Orijinal kutusuyla getirmelisiniz dediler, eve döndüm ve atmış olma ihtimalim de olabilecek o dandik kutuya telefonu koyup elemanlara verdim. Bir tutanak tutuldu. 31 Temmuz’du.. Servise yollandığı tarih olarak da 31 Temmuz yazılmıştı..

Sonra telefonu unuttum ondan daha önce almış olduğum telefonumu kullanmaya başladım. Zaman geçti.. 2. hafta dolarken telefonumun akıbetini öğrenmek istedim. Aklıma ilk gelen şey Sony Ericsson çağrı merkezini aramak oldu. Oradaki robot gibi konuşan ama hiçbir şey söylemeyen eleman kafadan telefonumun IMEI numarasını sordu. Telefonumu kutusuyla iade ederken kutunun üzerindeki barkodlu IMEI numaralarından birini söküp nüfus kağıdımın arkasına yapıştırmış olduğum için bu tuzak soruya kolayca yanıt verebildim. Eleman böyle bir telefonun arıza kayıtlarında olmadığını söyledi. Ben telefonumu Teknosa ile sizin servislerinden birine yolladım hem de 2 hafta önce deyince de robot kibarca “uzatma, burada kaydın yok, git teknosa’yı ara, onlara sor” dedi.. 

Teknosa’yı aradım. Onlar tabi beni çoktan unutmuşlardı. Beni hatırlamalarına yardımcı olduktan sonra telefonumu Asya Telekom diye bir servise yolladıkları bilgisini alabildim. Ama o servisin telefon numarasını vermediler. Hatta şu an yoğunuz 15dk sonra arayın gibi bir söz bile telaffuz edildi ama tabi ben hemen kapattım ve bu kadar meşgul insanları bir daha da arayıp rahatsız etmedim.

Sonra Google’dan bu Asya Telekom denen tamirciyi buldum. Ankara’daymışlar.. Elemanları aradım.. Sempatik konuşması olan bir bayan yanıt verdi. Derdimi söyleyince tabi o da hemen IMEI numarasını sordu. Söyledim.. Sizin telefonunuzun değişmesine karar verilmiş dedi. Hangi yüce kurum buna karar veriyor sormadım. Ama aklıma da yattı. İyi de Sony Ericsson’da benim telefonumun arıza için giriş kaydı olmadığı söylendi bana dedim. Kız yoo bizde işte telefon tamam sorun yok dedi. Peki sizin bir veritabanınız yok mu böyle, belirli bir telefonun durumunun merkezden izlenebildiği gibisinden bir soru sordum ama kız anlamadı. Ben de uzatmadım. Ne zaman yeni telefonumu yollarsınız dedim. Haftaya sevkiyatımız gelecek, o zaman belli olur dedi.. Beklemekten başka yapacak birşey yoktu..

Ertesi hafta da geldi ve hiçbir şey olmadı.. Ben de yine servisi aradım. Yine IMEI numarasını söyledim ve yine henüz belli olmadı dediler. 3. hafta geçiyordu. Peki dedim.. 3. haftanın sonunda yine aradım. Bana telefounumun değişimine karar verildiğini ama artık Türkiye’ye yeni W910i getiremediklerini söylediler.. Yaaaaaa….. Ben restart işleminden sonra “neden?” diye sordum.. SMS’te Türkçe karakter desteği olmadığı için ithal edemiyoruz dediler. Benim 8 bitlik bir mikrodenetleyiciyle yaptığım bir projeye sınırsız dil desteği koymuş olduğum aklıma geldi ama birşey söylemedim. String table’dan bahsetmektense “peki ama ben bunu 4 ay önce Teknosa’dan aldım” diyecek oldum, ondan da vazgeçtim. Daha pragmatik bir anlayışla “ne olacak peki” dedim. Sony Ericsson size başka bir telefon öneriyor dediler. Beni muhatap bile almayıp servis aracılığıyla vahiylerini bana yollayan büyük firmanın ne önerdiğini çok merak ederek dinledim: G702 mi 502 mi öyle birşey söyledi telefondaki eleman. Bunun bozulan telefonumdan çok daha iyi birşey olduğunu iddia etti. İyi de bana sormadan nasıl böyle birşeye karar veriyorlar ben telefonumdan memnundum dedim. Eleman bu tür elemanlarda görmeye alışık olmadığımız bir sabırla “üst model değişimleri onay almaksızın yapıyorlar, ama alt model olsaydı size soracaklardı” dedi. Ben de  tik tak tak zaman geçiyor, haftaya bir ay dolmuş olacak dedim. Tabi bu benim hesabımmış.. Hazretler telefonun kendilerine ulaştığı tarihi başlangıç alıyorlarmış. Ve telefonum ben verdikten tam 8 gün sonra ellerine geçmiş. Yani onların takvimine göre daha 2. haftadaymışız. Bir ay içinde sorun çözülmeli ibaresinin kullanıcının zamanına göre mi yoksa servisin zamanına göre mi ölçüleceği tartışmasına girmedim.. Neyse.. Ben zaten diğer telefonuma alışmış olduğumdan ve artık w910i’yi neredeyse unutmuş olduğumdan (ve de vereceklerini söyledikleri telefonun dahili GPS alıcısı olduğunu öğrenmiş olduğumdan) tamam o zaman bekliyorum. Yeni telefonu ne zaman vereceksiniz diye sordum. Eleman belli değil, sevkiyat bekliyoruz dedi.. Artık bizi aramanıza gerek yok biz sizi bilgilendiririz diye de ekledi. Ben de zaten böyle düşük profilli bilgi aktarımlarına pek meraklı olmadığım için eyvallah deyip telefonu kapattım.

Sonra dünya dertlerine daldım işte.. Takvimlerden yapraklar birbiri ardına düştü. 5. hafta doldu. Ne arayan ne soran.. Sonra birden 7 Eylül’de beni Teknosa’dan aradılar. Dükkan boştu o sıra sanırım. “Sizin değişimine karar verilmiş bir telefonunuz vardı” dedi telefondaki ses. Öyleydi dedim.. W910i tedarik edemiyorlar dedi. Aynı muhabbeti bir kez daha dinledim. Veeee sıkı durun yazımı okuyan insanlar: Telefondaki hatun “size T700 diye bir model öneriliyor” dedi. Bu noktadan sonra ben kapının önüne çıktım ve “ben servisle birkaç kez konuştum daha önce ama bana vereceklerini söyledikleri model bu değildi” dedim. Bir de G702 var galiba ama elimizde yok, benim stoğumda da yok ve ne zaman olacak bilmiyorum bu telefon memlekete yeni geliyor” dedi. T700 istiyorsanız daha kısa sürede verilebilir dedi. O an internet başında değildim. Bağlayıcı birşey söylemedim.

Akşam eve gidip T700’e bakınca bunun benim bozulan telefonumdan daha az özelliği olan ve daha ucuz bir model olduğunu gördüm. Diğer önerilen telefon olan G702’nin internet mağazalarında stoktan “süper hızlı gönderi” etiketiyle satıldığını da gördüm. Veeeeee yazımı okuyan sevgili sabırlı dostlar; bu aletin Teknosa internet sitesinde de satıldığını gördüm.. Sırf bana daha üst model birşey vermemek için elimizde yok diyorlar ve beni bekletmekle caydırmaya çalışıyorlar. Sanki ben onlardan telefon istemişim gibi.

Bir telefonu yenisiyle değiştirmeyi bırak 5 haftada mağdur ettiği müşterisine bir bilgi bile veremeyen, bir maile 3 haftada yanıt verebilen (o konuyu anlatmadım bile) adamların bana verecekleri üst model telefona mı minnet edeceğim ya!! Şimdi bu yazıyı bitirip gidip Teknosa’dan paramı geri alacağım. Oradan bir sürü şey almıştım. Ama artık alışveriş yapmam. Zaten pahalılar.. Bu giden 2. Sony Ericsson telefonumdu. Bir daha o markayı da kullanmam. Bu ay bir sipariş teslimatım var. Paramı alınca gider BlackBerry alırım.

Parasını çat diye peşin alan ama hizmetini taksit taksit veren adamların yapacağı ticaretin de içine tüküreyim. Yedikleri-yiyecekleri tek halt kutuları alıp satmak olan herifler bunu bile beceremiyorlarsa kazandıkları para helal midir? Zaten yarattığın bir katma değer yok, bari müşteri odaklı çalışmayı öğren be hayvan herif diyesim geliyor ama neye faydası olacak.. Bu tip şark kurnazlıklarına maruz kalmayı, rüşvet aldığı ehliyetsiz sürücünün cezasını benim ehliyetime yazmayı teklif eden polis memurunun hareketlerine maruz kaldığımki gibi bu salak insanların arasında yaşıyor olmanın bir bedeli olarak bir kez daha sineye çekiyorum.. Ondan işte ne mutlu türküm diyene canlarım…

Ah Sony Ericsson!” üzerine 2 düşünce

  1. Selim

    Sony Ericsson çağrı merkezi kibar bir biçimde, bozulan telefonumdan daha gelişmiş bir cihaz olan G705 ürününü en geç ayın 16\’sına kadar bana ulaştıracaklarını söyledi. Burada yazdıklarımın hiçbiri yanlışlanmış olmuyor. Bir hafta daha bekleyeceğim…

    Cevapla
  2. f

    Buna vah garibim diyenler olursa. Gariplikler ülkesinde bize garip benzetmesi yapanları yoketmek lazım.Nerde çokluk orda garibim meselesi.

    Cevapla

Düşüncelerinizi yazın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.